Festival’de İlk Gün

hangi-insan-haklari-fest2-980x500

5. HANGİ İNSAN HAKLARI? FİLM FESTİVALİ

FESTİVALİ’NDE İLK GÜN

Basın Bülteni

Dünyanın her köşesindeki hak ihlallerini konu alan pek çok filmin ve konuğun katılımıyla düzenlenen festivale ilk gününden bir sergi eklendi. Festivalin boş bir çerçeveden ibaret posterine #bencedireniş yorumlarıyla katkı veren eserler Tütün Depo’sunda sergileniyor.

DOCUMENTARIST ekibi tarafından düzenlenen ana teması #direniş olarak belirlenen festival Dijital Aktivizm Atölyesi’yle açıldı, gün boyunca gösterimler, söyleşiler ve çocuk resim atölyesi ile devam etti. 18 Aralık Çarşamba gününe kadar devam edecek festivalde gösterim ve etkinlikler SALT Beyoğlu, Aynalı Geçit Etkinlik Mekânı, Dutch Chapel, Tütün Deposu ve Cezayir Salonu’nda’nda gerçekleşiyor.

DijAkt_Atolyesinden

14 ARALIK CUMARTESİ
Günün ilk etkiniği Tütün Depo’sundaki geniş katılımlı Dijital Atktivim Atölyesi’ydi. Gün boyunca Gezi deneyimi sonrasında daha da önem kazanan yen/alternatif medya, video-aktivizm, internet sansürü, sanal gözetim mekanizmaları gibi konular tartışıldı. Atölye 15 Aralık Pazar günü de pratik dersler ve uygıulamalarla devam edecek.

“Bellek zaman ister”
Nora Şeni moderatörlüğünde Cezayir Salon’da gerçekleşen söyleşide Ophir Levy, Acı ve Merhamet filminden başlayarak sinema tarihinden farklı örneklerle belleğin sinemada kullanım biçimlerine değindi. Toplumsal meselelerin yıllar içerisinde bellekte bir yer bulacağına, “Bellek zaman ister. Amaç ders vermek değil, sorular sordurtmak olmalı. Belleğin sorun yaratacak taraflarından bir tanesi, geçmişteki karakterlerin günümüzden konuşuyor gibi olması. Bugünden geçmişi doğrular gibi konuşmaları, pedagojik bir dille ifade edilmesi etkisini zayıflatır.” sözleriyle değinen Ophir Levy’nin ardından Murat Çelikkan Türkiye’deki durumu anlatarak, yüzleşmemiz gereken toplumsal sorunlar haddi hesabı olamayacak kadar fazlayken ve bu konuda çokça kurmaca ve belgesel ürün ortaya çıkmışken, bu işlerin toplumsal hafızada bir dönüşüm yaratıp yaratmadığı sorusuna dikkat çekti.

“Bellek zaman ister”
“Bellek zaman ister”

Kendi göçünü kendin yap!
Önceki yıllarda da programda farklı video seçkileriyele yer alan MODE İstanbul, bu yıl da iki ayrı video gösterimiyle Hangi İnsan Hakları? Film Festivali’nde. Cumartesi günü Salt Beyoğlu’nda gösterilen Remapping Europe Göç Hikâyeleri yertsiz yurtsuz olma hallerinin tüm yıkıcı taraflarına rağmen videolardaki ironik dilin ve remix tekniğinin dinamik yapısıyla karakterleri kurban algısına sıkıştırmaktan kurtarıyor. Katılımın ve ilginin yoğun olduğu gösterime MODE İstanbul proje ekibi ve videoların yaratıcılarından Gökçe Su Yoğurtçuoğlu, Nagehan Uskan, Sena Başöz, Fatih Bilgin, Hülya Mete ve Enes Uysal katıldı. Proje fikrinin, iyi bir film yapmanın aslında zor olması ve en kolayının “hazır yapılmış olanlardan yeni bir film yapmak”tan ortaya çıktığını söyleyen ekip MODE İstanbul’un bir diğer video gösterimi Lab Mode Gezi Hikâyeleri ise 16 Aralık Pazartesi günü Aynalı Geçit’te saat 19.00’da olacak.

ReMapping_soylesi
Remapping Europe Göç Hikâyeleri

Gece Uçarım
Sheffield Belgesel Filmleri Festivali Özel Jüri Ödülü, Tempo En İyi İsveç Belgesel Ödülü ve En İyi Belgesel İsveç Film Ödülü başta olmak üzere pek çok başarıya imza atan; California’nın en güvenlikli hapishanelerinden biri olan New Folsom Hapishanesi’nden görüntüler eşliğinde mahkûmların dünyalarına tanık olduğumuz Gece Uçarım filminin gösteriminde yönetmen de katıldı ve filmin 12 yıla yayılan çekim sürecini paylaştı. Filmin sonraki gösterimi 16 Aralık Pazartesi günü 17.00’de Aynalı Geçit’te olacak.

İlk kez seyirciyle buluşan “Gezi Tanıklığı”
Gezi Kısaları bölümünde yer alan filmlerin çoğu daha önce internetten yayınlanmış görüntülerden oluşmasına rağmen, bunların arasında ilk kez seyirciyle buluşan Gezi Tanıklığı’nda bir fotomuhabirin gözünden daha önce görmediğimiz direniş anları yer alıyordu. Gösterim sonrası Taksim İlkyardım Gazhanesi’nden Burak Barutçu ve Gezi Tanıklığı yönetmenleri Barış Koca ve Soner Emanet izleyicilerin sorularını yanıtladı.

15 ARALIK PAZAR

Antigoni Küçük Adamız Hayatımız
“Rum palikaryalar tek tek göç etti, fakat vatanları Burgaz’ı unutamadılar. Nilüfer Uzunoğlu’nun bu yıl Altın Portakal’da yarışan ilk belgesel filmi Antigoni Küçük Adamız Hayatımız, bu süreci yaşayan bir adalının duygu yoğunluğuyla yansıtıyor.”* Filmin festivaldeki ilk gösterimi 15 Aralık Pazar günü saat 13.00’de Salt Beyoğlu’nda.
*Murat Türker’in Bianet’teki yazısından: http://bianet.org/biamag/siyaset/150237-rumlarin-gocu-altin-portakal-da

Bir İnsan Nasıl Döverek Öldürülür?
Cemil Oğuz, ‘Rewşen’den sonra ikinci belgeseli olan Mazgal’da , Türkiye cezaevlerinde yaşanan en büyük olaylardan biri olan 24 Eylül 1996 yılında Diyarbakır Cezaevi’nde yaşananları anlatıyor. O gün, aile görüşüne giden tutuklular, asker, polis ve gardiyanların çivili kalas, sopa ve coplu saldırılarına maruz kaldı. Mazgal “Bir insan nasıl dövülerek öldürülür?” sorusunu sorarak olayın gelişimini ve tüm ayrıntılarını gözler önüne seriyor. Film 15 Aralık Pazar günü 13.00’de Aynalı Geçit’te izlenebilir.

Belgeselci Tuncel Kurtiz
Bu yaz kaybettiğimiz değerli sinema insanı Tuncel Kurtiz’in anısına, ustanın 1978’de İsveç Televizyonu için yaptığı yaptığı ve Türkiye’de hiç gösterilmemiş olan E5: Ölüm Yolu adlı belgeseli 15 Aralık Pazar saat 15.00’de Salt Beyoğlu’nda gösterilecek. Gösterime sürpriz bir konuk da katılacak.

Üniversitelerde direniş
“Direniş Hakkı” bölümü filmlerinden Gezi’ye benzer hikâyesiyle dikkat çeken Kuşatma’nın ilk gösterimi 15 Aralık Pazar saat 17.00’da Aynalı Geçit’te. Film, Nisan 2009’da Zagreb’te, Sosyal Bilimler Fakültesi’nde başlayan ve 1971’den beri Hırvatistan’daki en yüksek katılımlı, en uzun ve politik olarak en etkili öğrenci eylemini içeriden bir gözle, benzersiz bir şekilde anlatıyor. Filmin gösteriminde yönetmen Igor Bezinovic de katılacak.

Festival hakkında geniş bilgi için: www.hihff.org

 

Yorumunuz: