Ne oldu?
Anasayfa » Doruk Önal » Film Yazısı: Buz ve Gökyüzü – 2015

Film Yazısı: Buz ve Gökyüzü – 2015

buz ve gökyüzü1

Mevsimine uygun bir vizyon filmi arıyorsanız Oscarlı yönetmen Luc Jacquet’in ‘Buz ve Gökyüzü’ filmi tam da aranılan olabilir. Elbette romantik komediler, bilim-kurgular, korku filmleri bu dönem etrafımızı sarmış durumda. Bunların arasından belgesel özelliğiyle ön plana çıkan bir filmi neden izleyelim ki?

Film bugün hala hayatta olan (filme kadar bilmiyordum ama) dünyaca ünlü buzul bilimci Claude Lorius’in hayatının bir bölümüne, belki de en önemli kısımlarına değiniyor. Daha 23 yaşındayken bir araştırma kapsamında öğrenci olarak Antartika’ya gidiyor. 16 ay orada yaşamak zorunda kalıyor diğer iki arkadaşıyla birlikte.

Şartlar zorlu, hava soğuk, -20 dereceyi görürlerse içleri ısınıyor. Sonunda gün geliyor ve zorluklar sona eriyor. Lorius evine dönüyor. Fakat aklı fikri Antartika’da. Oraya geri dönmek, çalışmaya devam etmek istiyor. Filmde 1950’lerden günümüze Lorius’un görüntüleri kullanılmış. Anlatım dili onun ağzından ve tam anlamıyla onun hikayesini izliyoruz. Fakat onun hikayesinin dışında Dünya’nın, yaşadığımız bu gezegenin hikayesini anlatıyor bize Lorius.

Film iklime, zorlu şartlara, Dünya’nın değişimine, insanın hayatta kalma arzusuna odaklanıyor. Görsel olarak gerçekten muazzam kareler var. Ağır bir tempoda ilerlemesi zaten filmin doğasında olan bir şey ve bu konuda yapacak bir şey yok.

buz ve gökyüzü2

Lorius 40’lı yaşlarına geldiğinde artık alanında bir uzman ve dünyanın önemli bilim insanlarıyla çalışmaya başlıyor. Sondaj yaparak derinlerdeki buz kütlelerine ulaşıyorlar. İşleri bittiğinde de viskilerine attıkları bu buzlarla çalışmalarını kutluyorlar.

Buz kütlelerine ne kadar derinde ulaşırsanız aslında dünyanın yaşına, binlerce yıl öncesinin iklim özelliklerine de ulaşıyorsunuz. İşte Lorius viskisine attığı buzdan çıkan hava kabarcıkları sayesinde yeni şeyler araştırabileceğini fark ediyor.

Filme kendinizi verebilirseniz gerçekten izlemeye değer ve bir şeyler öğrenmek açısından da keyifli olabilir. Tahminen haftanın en sakin filmi ve biraz huzur arayanlara iyi gelebilir…

Doruk Önal – twitter.com/Sosyokopat

Yorumunuz:

Free WordPress Themes - Download High-quality Templates